Aşk-ı Ayakkabı

Aşk – ı Ayakkabı.

3 harf tek hece. Gel gelelim ki altında derin anlamlar taşır.  Şimdi ikili ve ya çoğul ilişkiler için geçerli diye düşünürler. Bu bahsini edeceğim aşk insanların arasındaki ilişkiden çok başka bir boyut. İhaneti sadakati yok, olsa bile karşı tarafın ne gönlü kalıyor ne de kalbi kırılıyor. Sesi bile çıkmıyor. Her gelene olmayan gönlünü açabiliyor. Tabi bu aşkı yaşayan sadece kadınlar değil. Erkeklerde vardır mutlaka aralarında. Çoğunluk kadınlar olduğu için, istisnalar kaideyi bozmuyor diyoruz ve devam ediyoruz. Sonradan aşılanan oluşan bir şey değil bu aslında. Kadınların bir organı gibi ve ya gelişen bir his gibide düşüne biliriz. Ki o duygularla doğup büyüyorlar. Olgunlaşıyorlar ama o his hiçbir zaman geçmiyor yok olmuyor. Hep bir ihtiyaç olarak kalıyor. Doyum duygusu ortadan kalkmış şekilde hayata devam ediliyor.

​Bu aşkın bir sınırı limiti hiç yok. Olacağı günleri görmeyi hayal bile etmeyin derim ben. Bu hayal konusunda kararlıysanız o zaman kırılmasını da hazırlıklı olun.  Bunun ilerisi var bir sonu yok. Uyumlu olması da gerek. Yani ileri bir çantayla uyuşması ve diğer aksesuarlarını saymıyorum. Konu yeterince ağır diyorum. Tabi insanların hayal gücünü de sınırlamak istemiyorum. Sonuç olarak evrene devr edebileceğiniz bir şeyler olmalı değil mi ama?:)

Bir iki çiftle sınırlıda kalmıyor bu aşk. Aslında tutku dersek daha doğru olur. Çok pahalı bir tutkuya da dönüşe biliyor. O zaman işte birkaç yıldan fazla hediye fırsatını feda edebiliyorlar.

 

Düz ayakkabı

Bot

Topuklu

Sandalet

 

Düz ayakkabı  

 

Babet

 

 

Sneakers

 

Oxford

Cephus

Fiery

Foxy

Pluto

Lally

Lucy

Pency

Bot

Kim

Süperbot

Bella

Kısa bot

Uzun bot

Boxford

 

Topuklu

 

Letto

High heels

Dora

Mağda

Beverly

Chloe

Lacewing

Skul

Booties

 

Sandalet

Akita

Gigi

balm

 

​Bu kadar çeşitten kendi istediğini seçip alabilen sadece kadınlar olur. Yani kadınlar bir labirenttir dediğim de hiçte yanılmıyorum.

​Bir şeyi de kabul etmek gerek ki her şey mağazadan elinde o çok istediği ayakkabıyla çıkana kadar. Daha o anda  gözüne  yeni bir çift ilişir ve artık yeni bir tutkunun yollarında salına salına yürümeye başlamaya hazırdır.  Hiçbir güç yolundan çeviremez.  Daha açık söylemek gerekirse zaman bulamaz kimse. Çünkü artık kodlanma işlemi başarıyla tamamlanmıştır.

Birde bu aşkın tarihi boyutu var . 

M.Ö. üretildiği zannedilen topuklu ayakkabıların yinede tarihi tam olarak bilinmiyor. M.Ö. 200’de topuklu ayakkabı dünyasına Romalılar, aktörler için ahşap ve mantardan yapılan platform tabanlı ayakkabı üretilmiş. 1600’lü yıllarda ise, topuklular at sürerken ayakları üzengide tutmaya yardım etmesi için erkek ayakkabılarında kullanılmış. Başka bir bilgiye göre ise, üretilen topuklu ayakkabılar, bir zamanlar kasaplar yerlerde bulunan kanlardan korunmak için üretilmiş.

 

Ama şıklık için tasarlanan ilk ayakkabı 1533 yılında üretilmiştir.  Floransa’nın ünlü ailelerinden Mecidislerin kızı Cetherine de Mecidis bir dük ile evlenecektir. Ufak tefek bir kız olan Cetherine, görkemli bir düğün yapmak ister ama törenin ihtişamının altında kalmak istemez. Rivayete göre de, Leonardo da Vinci’nin yanına gider. Leonardo da Vinci ise çareyi topuklu ayakkabı yapmakta bulur. Cetherine, sonuçtan memnun kalır çünkü onun uzun boylu gözükmesini sağlayan  topuklu ayakkabı üretilmiştir. Cetherine’i düğünde gören herkes görünüşünden etkilenir ve hemen taklit etmeye başlar. Topuklu ayakkabının serüveni böyle başlar ve artık bu ayakkabılar statü göstergesi olarak kabul edilir.

Yine 16. yüzyıl, topukluların gelişimi için yoğun bir dönem, ‘kothorni’ler tekrar gündeme geldi ama bu sefer ‘chopine’ adı verilen ve tüm Avrupa’da popüler olan 60 cmlik tabanlarla…

XIV. Louis’ten ve adını ondan aldığı ilhamdan aldıktan sonra, ‘Louis’ topuklar hem kadınlar hem erkekler arasında popüler hale geldi. Kendisi tarafından sahip olunan kimi ayakkabılar 12 cmlik topuklarıyla savaş minyatürlerindeki yerini almışlardır.

Modaya ve ayakkabılara bayılan ve Fransa’nın geleceğini bunlara yatırdığı söylenen Marie Antoinette, 1793’de, kendi idamına 5cmlik topukluları ile katıldı. (Sophia Coppola’nın filmi Marie Antoinette için Manolo Blahnik 100 çiftin üzerinde ayakkabı tasarlamıştır.

1850’lerden 1950’lere kadar, topuklar 5 santimetrenin altında ve civarında ölçülendirilirken; 1950’lerde kadınlar, Marilyn Monroe ve onun son derece seksi tarzını destekleyen stiletto(iğne topuklar)la tanıştı. İtalya’da keşfedilen bu hem yüksek hem ince topuklar dışında bir de ‘kitten’ diye ifade edilen topuklar aldı modada yerini, daha çok minyatür stilettolara benzeyen…

Stilettolar ayakkabı dünyasının Marilyn’i ise, kitten topuklar da Audrey Hepburn’ü denilir, siz ne dersiniz?Ve 1533 bacaklarını uzatmak için bir kadının topuklu giydiği ilk senedir. 14 yaşındaki Catherine d’Medici tarafından kendi düğününde, 5 cm daha uzun görünmek için giyilmiştir.

Yine 16. yüzyıl, topukluların gelişimi için yoğun bir dönem, ‘kothorni’ler tekrar gündeme geldi ama bu sefer ‘chopine’ adı verilen ve tüm Avrupa’da popüler olan 60 cmlik tabanlarla…

XIV. Louis’ten ve adını ondan aldığı ilhamdan aldıktan sonra, ‘Louis’ topuklar hem kadınlar hem erkekler arasında popüler hale geldi. Kendisi tarafından sahip olunan kimi ayakkabılar 12 cmlik topuklarıyla savaş minyatürlerindeki yerini almışlardır.

Modaya ve ayakkabılara bayılan ve Fransa’nın geleceğini bunlara yatırdığı söylenen Marie Antoinette, 1793’de, kendi idamına 5cmlik topukluları ile katıldı. (Sophia Coppola’nın filmi Marie Antoinette için Manolo Blahnik 100 çiftin üzerinde ayakkabı tasarlamıştır.

1850’lerden 1950’lere kadar, topuklar 5 santimetrenin altında ve civarında ölçülendirilirken; 1950’lerde kadınlar, Marilyn Monroe ve onun son derece seksi tarzını destekleyen stiletto(iğne topuklar)la tanıştı. İtalya’da keşfedilen bu hem yüksek hem ince topuklar dışında bir de ‘kitten’ diye ifade edilen topuklar aldı modada yerini, daha çok minyatür stilettolara benzeyen…

Stilettolar ayakkabı dünyasının Marilyn’i ise, kitten topuklar da Audrey Hepburn’ü denilir.


Yazar  : Eflatuns

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir