Zamansız Kadınlar: Georgia O’Keeffe

– Merhaba.
– Demek oğlumun evliliğini mahveden kadın sensin.
– ……..
– Ah Lütfen…
– …
– Tanıştığımıza çok sevindim. Aferin Alfred…
– …

Alfredin annesi elindeki üzüm dolu kadehi elinden masaya bırakırken…

– Doğrusunu istersen kimse karını özlemedi Alfred.
– oooommmm.
– değil mi?
– oommm.
– O bir inekti.Ondan kurtulduğun için şanslısın…

Filmin en çok bu diyaloğu ilgimi çekmişti. Gerçekten de kendisine benzeyen biri canlandırıyordu Georgia O’Keeffe ‘i. Eski bir film. 2009 senesinde çekilmiş bir film. Efektler pek net olmasa da çeviride bir az eksiklikte olsa güzel bir yapım. Gerçek yaşamı kadar güzel yansıtılmamaıştı ama yinede aklımda kalmasına yetmişti.

Kalabalık bir ailede büyümüştü Georgia O’Keeffe. Küçükken kalabalık bir ailede silik kalmanın verdiği kötü hislerden çok çabuk kurtulmayı başarmış hatta kendi işine yarar hale getirmişti. Sonrasındaysa rahatsız edici ama acı vermeyen, ailenin karakoyunu damgasıyla ve delice fikirleriyle devamlı alay edilen biri haline getirmişti kendini. Yetişkin olana kadar ailesini başka türlü kendisinden uzak tutamayacağını biliyordu. Arkadaş çevresinden bile ailesi utanıyordu. İlk 12 yılından hiç şikayeti olmayan azınlıkta olan çocuklardan biriydi. 16 yaşına geldiğinde artık ressam olmak istediğinden ve yeteneğinden emindi…………………………
Daha küçük yaşlarından farklı olduğu belli olan zamansız kadınlardan biri olmaya adaydı. Annesi gibi kendi de her zaman açtı. Ve kendisinin de annesi gibi açlıktan öleceğini düşünüyordu. Öyle oldu ya da olmadı. Zamansız kadınların aldığı yaralardan aldığı kesin.
Ona karşı herkese rağmen kendi her zaman görmek istediği resimde gördü. Hiç bir zaman doğruluğuna inandığı yoldan vazgeçmedi. Deli gibi sevdiği kocasının onu anne olmak isteğinden mahrum bırakıp, başka bir kadından çocuğu olmasına rağmen vazgeçmedi. Ağır ihanetlerine rağmen kocasına son şans verdi. Georgia istemediği hiç bir şeyi yapmayan inatçı, asi ruhlu inatçı kadındı. Başkalarından vazgeçmeyen kocası ondan da vazgeçmek niyetinde değildi. Kendi yaptıklarını görmeyen bencil bir yapıya sahipti. Ve Georgia’nın ondan asılı kalmasını ve sadık olmasını bekliyordu ki zaten kocasını deli gibi seven bir kadındı. Aynı zamanda ihanete uğrayan kadındı. Aynı zamanda Modernizm akımını New York’a tanıtan ilk kadın ressamdı. Sınıf arkadaşlarının anca resim öğretmeni olursun demesine aldırış etmeyen bir ressamdı. Zamansız Bir Kadındı.
Aşkın kanatlarını kırdığı kadınlardan olan Georgia insanlardan vazgeçip naif kırılgan duygularını tuvalle birleştirdi ömrünün sonuna kadar. Bazı resimlerin solup solmamasını görmek için aylarca güneşin altında tutan bir kadındı. Buradan anlamak lazım aslında. Ne kadar Zamansız bir Kadın olduğu.

Belki de zamansız olan kadınlar değildir. Zamansız olan hayattır. O da benim gibi bilmiyordu bunu. Kocası belki de tüm çıplaklığını ortaya dökmüştü. Ortaya döktüğü tensel çıplaklıktan çok daha fazlasıydı. Her kesin yapamadığını yapabilen bir kadındı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *