Archive for the ‘Çocuk’ Category

Çocuğunuzla Uzlaşın!

Bu dönemde hem çatışmaları azaltmak için hem de çocuğun bireysel gelişimini desteklemek için anne ve babanın yapabileceğipek çok şey vardır. İşte çocuğunuzla sizin aranızdaki çatışmaları azaltmanın yolları.

1. Çalışmalara hazırlıklı olun, önleyici yaklaşımlar geliştirin: Aslında anne ve babalar çocuklarının zorlandığını alanları en iyi bilen kişilerdir. Bunlarla ilgili önleyici stratejiler geliştirebilirler. Örneğin; çocuğun restoranda uzun süre oturmayacağını ve klendini oyalamakla ilhili zorluk yaşayabileceğini önceden tahmin ederek, ilgisini çekebilecek bir restoran seçmek yararlı olabilir. İşten geldikten sonra yemek yedirmek zor oluyorsa ve ve yemeğe odaklanma konusunda çatışma yaşanıyorsa, akşam yemeğini anne ve baba gelmeden önce yemesine izin verilebilir.

2. Anne ve babasının gücünü hissetmeye ihtiyaç duyar: Çocuklar birlikte oldukları yetişkinin güçlü, kendinden emin, ne yaptığını bilen, sakin olmasını ister. Çocuğu ağlarken, çaresizlikle karşısında ağlayan annenin gücünden ya da istediği bir şey alınmadığı için bir çocukla baş edemediği için yapan bir babanın gücünden gücünden söz etmek mümkün.

3. Kurallar ve sınırlar koyun: Çocukların kendi güvenliklerini sağlamanın sorumluluğunu almak için yeterince donanımları yoktur. Kendi adlarına sağlıklı karar alabilecekleri yaşa gelinceye kadar, anne ve babaların onlara yapmaları ve yapmamaları gereken şeyleri söylemeleri gerekir. Sınırlar çocukları korur, nereye kadar özgürce hareket edebileceklerini öğretir. Kendilerinin de evin dışında başkalarına sınır koyabilmesini ve korutabilmesini öğretir.

4. Konulan sınırların nedenlerini açıklayın: Çocuklar neden-sonuç ilişkisini kurabilmesi için yetişkinin yardımına ihtiyaç duyarlar: “Koltukta zıplama!” yerine, “Koltıkta zıplamana izin veremem, çünkü düşersen başını sehpaya vurabilirsin!” gibi… Çocukların anlamadıkları bir şeye ayak uydurması beklenemez. Ama konulan kuralların nedenini bilmeye hakları vardır.

5. Mesajların net ve tutarlı olmasına dikkat: Konulan kuralların, verilen mesajların her zaman aynı ve tutarlı olması, çocuğun daha çabuk öğrenmesine yardımcı olur.

6. Seçim yapma hakkı verin: Eğer istekleri kabul edilebilir sınırlar içindeyse bunu seçenekli olarak vermek iyi olabilirİ: “Ceketini giymek istemeyen çocuğa kendin mi giymek istersin ben mi sana yardım edeyim?” gibi… Küçük seçimler yapmasına izin verildiğinde ileride daha önemli kararlar alma becerisini geliştirir.

7. Olumlu davranışlarını ödüllendirin: Çocukların yaptıkları olumlu davranışlar, doğal olarak görülüp dile getirilmez. Oysa çocuğun ödüllendirilmeye ihtiyacı vardır. Anne ve babanın olumlu ilgisi, çocuk için en büyük ödüldür. Daha önce yapmakta zorlandığı bir şeyi yerine getiriyorsa takdiri hak ediyor demektir.

8. Günlük rutinler oluşturun: Yaşanan çatışmaların birçoğu çocuğun günlük rutinleriyle ilişkilidir. Yemek, uyku, yıkanma, diş fırçalama gibi rutinleri erken yaştan itibaren geliştirildiğinde çocuğun bu dönemde yaşayabileceği çatışmaları azaltır. Çocuk hangi aktiviteden sonra neyin geleceğini bilirse, geçiş yapması daha kolay olacaktır.

9. Amacına ulaşması için engelleri aşmasını sağlayın: Örneğin; yemeğini bitirdikten sonra dondurmasını alabileceğini söyleyin. Ya da banyodan sonra oyun oynayacağını belirtin. Önündeki engeli bir an önce aşmak isteyecektir.

10. Duygularına temas edin: Çocuğunuz, hayal kırıklığı, üzüntü ve endişe gibi duygularla baş edemediği için zorluk yaşar. Duyguların pnun adına ifade edilmesi hem ne yaşadığınıtanımlayabilmesine hem de bu duyguların anne ve baba tarafından kabul edilmesine yardımcı olur. Ancak bunları dışarı vurması için ona yol gösterilmesine ihtiyacı vardır.

kadinlarkulubu bebegime yogurt nasil yapmaliyim,sekiz yaşındaki çodukların poposu,bebeğimin poposunda pişik var ve derinleşti ne yapmalıyım,dr ahmet çelebi,kad,kızıla altna ıslatı altna bezi balama reklam,summer infant lazımlık

Türk Doktorların Mucizesi

Romanya ve Almanya’da ‘çok riskli’ diye ameliyat edilmeyip ölüme terk edilen Dragos bebek, Türk doktorlarının elinde yeniden hayata tutundu. Dragos bebek, Siyami Ersek Hastanesi’ndeki 1.5 saatlik operasyonla sağlığına kavuştu

Türk doktorlar, 25 günlük Dragos Agustin adlı bebeğe yeniden hayat verdi. Romanya’da bir hafta ömür biçilen kalp hastası Dragos bebek, ailesi tarafından tedavi için Almanya’ya götürüldü. Ancak Alman doktorlar, hayati risk taşıdığı gerekçesiyle minik bebeği ameliyat etmedi. Bunun üzerine Dragos Agustin, solunum tüpüne bağlı olarak uçakla Türkiye’ye getirildi. İstanbul’daki Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde acilen yoğun bakıma alınan 3 kiloluk bebek, kasıktan anjiyo şeklinde yapılan ve sadece 1.5 saat süren operasyonla sağlığına kavuştu.

YAKINDA TABURCU EDİLECEK
Dragos’un annesi Catherina, “Açıkçası Türkiye’ye geldiğimde çok umutlu değildim. Sağlığına kavuşacağından şüphelerim vardı. Ancak doktorlar Dragos’u kurtarmak için elinden geleni yaptı. Yaşadıklarımız benim için bir mucizeden farksız” dedi. Pediatrik Kardiyoloji Klinik Şefi Prof. Dr. Ahmet Çelebi de, minik Dragos’u birkaç gün içinde taburcu edip ülkesine gönderebileceklerini söyledi. “Çocuk kardiyolojisinde, ameliyatsız tedavide çok ilerideyiz” diyen Çelebi, Azerbaycan, Yemen, Sudan ve Irak’tan çok hasta geldiğini sözlerine ekledi.

Çocuğunuz “Hayır” Demeyi Biliyor mu?

Bir çocuğun “hayır” demesi çok sevdiği kişilerden ayrışabilmesi ve bireyselleşmesi için büyük bir önem taşır. İşte çocuğunuzun “Hayır” diyebilmesinin yararlı etkileri…

1. Çocuğa çevresindeki o zamana kadar çok yoğun yatırım yaptığı, kendi hayatının merkezine koyduğu kişilerce sevilebilmesi için aynı ya da benzer olması gerekmediğini öğretir.

2. Kişilerden farklı olabilmesine, kendi düşünce, duygu ve isteklerinin olabilmesine yardımcı olur. Çocuk kendi bireyselliğini fark fark ederken, bunlara sahip çıkabilme gücünü kazanır.

3. Sadece kendisine yakın değil, kendi isteği dışında herhangi bir davranışa zorlayan kişilere karşı durabilmesine de yardımcı olur.

4. Yaşadıklarıyla ilgili sorumluluk alabilmesine, kendine güvenen davranışın gelişmesine yardımcı olur.

Çocuğunuz Diş Hekiminden Korkuyor mu?

Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu çocukların diş hekimlerine karşı duyduğu olumsuz duyguların çeşitli nedenlerden kaynaklanabileceğini ve çok basit yöntemlerle de aşılabileceğini açıkladı.

Anne ve Babalar Hassas Davranmalı

“Her çocuk olumsuz birçok korku yaşar fakat bu korkuları yersiz cümlelerle pekiştirmek doğru değildir. Anne ve babaların bu konuda hassas davranması gerekiyor. Çünkü çocuklarda bu korkular ailelerinin onlara söylediği olumsuz sözlerden oluşuyor’’ diyen Diş Hekimi Kışlaoğlu, ‘’Yaramazlık yapma, yoksa seni diş doktoruna götürürüm’’ gibi yanlış ifadelerin çocukların diş hekimi korkusunu tetiklediğini söyledi.

Ebeveynlerin Diş Hekimi Deneyimi Önemli

“Ailenin tercih ettiği diş hekimi büyük önem taşıyor. Ebeveynlerin bu konuda yaşamış olduğu kötü deneyimler çocukları da olumsuz yönde etkiler. Çocuklar diş hekimleri hakkında duydukları negatif söylemleri benimseyerek korkuya kapılırlar. Bu sebeple yaşadığınız kötü deneyimleri mümkün olduğunca çocuğunuza anlatmayın.”

Doğru Diş Hekimi Tercihi

Kışlaoğlu, çocuğun mutlaka güvenilen ve önce ziyaret edilen bir diş hekimine götürülmesini, doğru diş hekimi tercihinin çocuğun ilk diş muayenesinde korku yaşamasını engellediğini vurguladı. Kışlaoğlu sözlerine ‘’Ortamın çocukların dikkatini çekecek oyuncaklarla donatılmış olması ve pastel renklerle döşenmiş olması, çocukların davranışlarını olumlu yönde etkiler. Tercihler bu yönde olursa çocuklar hem önyargılardan hem de korkulardan arınmış olur’’ diye devam etti.

Hekimlere Büyük Sorumluluk Düşüyor

Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, çocuklardaki diş hekimi korkusunun aşılması için hekimlere büyük sorumluluk düştüğünü, diş hekimlerinin ilk tedavi aşamasında çocuklara olumlu gelecek davranışlar sergilemelerinin önemli olduğunu söyledi. Kışlaoğlu, “İleriki seanslarda çocuğa ve ailesine uygulanacak tedavi konusunda bilgi verilmeli, çocuklara uygulanan tedavi seansları eğlenceli hale getirilmelidir” dedi.

Çocuklar Sık Sık Kontrole Götürülmeli

Çocukların diş kontrollerinin 1 yaşından itibaren başlamasının gerektiğini söyleyen Dr. Kışlaoğlu, bu şekilde çocukların diş hekimlerine daha kolay alışabileceğini belirterek, sık kontrollerin erken teşhis için de önemli olduğunu söyledi. Çocukları diş hekimi korkusundan kurtarmak adına aileleri uyaran Kışlaoğlu, çocukları diş sağlığı eğitimine alıştırmak ve bu korkuyu aşmak adına sevimli diş fırçaları ve diş macunlarını önerdi.

çocuğumu dişçi den korkuyor

Çocuğunuz Utangaç mı?

Utangaçlık hali çocuklarda, yetişkinlere göre daha kolay gözlenir. Çocuğunuzun bunu aşması için yapmanız gerekenler.

. Yeni ortamlara uyum sağlaması için fırsat verin.

. İstemediği bir ortama girerken aşırı zorlayıcı olmamaya dikkat edin.

. Çocuğa ve ortama ait olumlu özelliklere dikkat çekin.

. Kendi sosyal ilişkilerinizi ve rollerinizi gözden geçirin.

. Utangaç davranışlar sergilediğinde eleştirme, suçlama ve alay etme gibi tutumlardan kaçının.

. Çocuğunuzun utangaçlığını başkalarının yanında konuşmayın.

. Değişik, sosyal ve kültürel ortamlarda bulunmasını, yeteneklerini tanıyıp geliştirmesini sağlayın.

. Özgüvenini arttıracak etkinler ve beceriler edinmesini sağlayın.

. Onu hiçbir şey için zorlamayın.

. Teşvik edin.

. Aşırı koruyucu ya da baskıcı tutmlardan kaçının.

. İşleri onun yerine yapmak ya da onun adına konuşmak gibi davranışlardan uzak durun.

. Kendi benzer deneyimlernizi ve yaşadıklarınızı çocuğunuzla paylaşın.

Çocuklarda Yaz Hastalıkları!

Çocuklar için yaz mevsiminin anlamı; havuz, deniz ve açık havadaki oyun mekanlarında özgürce oynamak, gezmektir ancak bu aktivitelerle birlikte gelebilecek yaz hastalıklarına karşı ailelerin çok dikkatli olmaları gerekmektedir.

İSİLİK
Kaşıntılı, deriden hafif kabarık ve pembemsi deri döküntüsü ile karakterizedir. Ter bezlerinin tıkanması sonucu oluşur. Sıcak ve nemli hava döküntülerin artmasına yol açar. Kaşıntı sonucunda deride tahribat oluşursa enfeksiyonda tabloya eklenebilir. Önlemek için sık banyo yapılması, pamuklu giysiler giyilmesi ve derinin mümkün olduğunca hava alması gereklidir

PİŞİK
Pişik, bebeklerde en sık görülen deri hastalıklarından birisidir. Bezin temas ettiği kalça ve uyluk bölgesinde kırmızı renkte, kabarık lezyonlar şeklinde görülür. Pişikler, bebeğiniz bez kullandığı dönem boyunca tekrarlayabilir, yazın sıcak ve nemin etkisi ile görülme sıklığı artabilir.

PİŞİKLERİN ÖNLENMESİ
Bebeğinizin bezini sık sık değiştirin
Bez değiştirme sonrası mümkünse altını ılık suyla durulayın, özellikle bebeğinizin cildinin hassas olduğu ilk aylarda ıslak mendilleri alt temizliğinde kullanmayınız. Daha sonraki aylarda ise alkol ve parfüm içermeyenlerini tercih edin.
Temiz bir havlu ile nazikçe kurulayın ve bebeğinizin altını havalandırın. Böylece cildin kuruması daha çabuk olacaktır.

Bezi çok fazla sıkmayın ve cildinin hava aldığından emin olun.
Her bez değişimi sonrası çinko oksit içeren pişik koruyucu kremleri kullanmanız pişiklerin önlenmesinde faydalı olacaktır.

YAZ İSHALİ
Yazın ishale yol açan nedenlerin başında enfeksiyonlar gelmektedir. Yazın ishal yapan mikroplar; virüsler, bakteriler ve parazitlerdir. Bu mikropların bir kısmı yaz-kış ishal yapabilmekte iken, bir kısmı kış aylarını bir kısmı ise yaz aylarını tercih etmektedirler. İshaller en sık 0-5 yaş grubunda görülmekte olup, gelişmekte olan ülkelerde ilk 2 yaştaki ölüm nedenlerinin başında gelmektedir.

TEDAVİSİ
Hafif ishal vakalarında tedavi evde yapılır Anne sütü alan bebeklerde emzirmeye devam edilir. Anne sütü almayan 6 aylıktan büyük bebek ve çocuklara alışık oldukları sıvı gıdaların yanı sıra pirinç lapası, muz, elma püresi, yoğurt, ayran gibi gıdalar verilir. İshal geçene kadar lifli ve yağlı gıdalardan uzak durulur. Öğün aralarında su verilmesi önerilir.
Orta ağırlıkta ishal vakalarında hastanede ağız yolu ile sıvı tedavisine başlanır (elektrolit solüsyonları). Tedaviye yanıt iyi ise 4-6 saat sonra beslenme başlanır ve hasta eve gönderilir. Kusma olursa tedaviye ara verilip tekrar denenir, aşırı kusma ve genel durumda bozulma durumunda damar yolu ile sıvı tedavisine geçilmesi gerekebilir.
Ağır ishal vakalarında hastaya hastaneye yatırılarak damar yolu ile sıvı tedavisi uygulanır.
Dışkıda kan ve iltihap hücreleri varlığında veya ishalin 7 günde düzelmemesi durumunda dışkı kültürü alınmalı ve gerekiyorsa antibiyotik tedavisi başlanmalıdır.

GÜNEŞ YANIKLARI
Uzun süre güneşe maruz kalındığında ciltte önce kızarıklık oluşur (birinci derece yanık), daha uzun süreli hasarlarda cilt üzerinde su dolu kabarcıklar izlenir (ikinci derece yanık). Çocuğunuz açık tenli, sarışın veya kızıl saçlı, renkli gözlü, çilli ise güneş yanıklarına karşı daha hassastır.

Çocukları güneş ışınlarının en yoğun geldiği saatler olan 11:00-16:00 arasında güneşe çıkartmayın.
Çocuğunuza açık renk, pamuklu kumaştan, bol giysiler giydirin ve başına geniş siperlikli şapka takın.
Çocuğunuza güneşe çıkmadan en az 20 dakika önce güneş koruyucu faktörü (SPF) 30 dan yüksek olan (açık tenli çocuklar ve bebekler için koruma faktörü 50 nin üzerinde olmalı) koruyucu losyon sürün ve 3-4 saat ara ile tekrar edin.
Çocuğunuz gölgede bile olsa kum ve denizden/havuzdan yansıyan ışınlarla yanabileceğini unutmayınız.
Bronzlaşmak isteyen ergenlerde mutlaka koruyucu losyon kullanmalı, ilk gün güneşte 15-20 dakika kalmalı, daha sonra bu süreyi her gün 5 dakika arttırmalıdırlar.
Çocuğunuzun gözlerini de güneşten koruyun ve UV korumalı güneş gözlüğü alın.

BÖCEK SOKMALARI
Isırılan bölgeye soğuk kompres ve buz uygulayın, iğne varsa cımbızla çekerek değil bıçak sırtı ile sıyırarak uzaklaştırmaya çalışın. Kaşıntıyı azaltmak için steroidli ve antihistaminikli pomatlar sürmenin yanısıra ağızdan şurup verilebilir (antihistaminik şurup). Ağrı varsa ağrı kesici şurupta alınabilir. Arı sokmasında nadiren anafilaksi dediğimiz şok tablosu gelişebilir ve acil müdahale gerektirebilir.

jocuri cu renk korumasi

Çocuk ve Gençlerde Yatak Islatma-İdrar Kaçırma

Çocuk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Oğuz Söylemezoğlu çocuk ve gençlerde yatak ıslatma konusunda aileleri uyarıyor!

Her 100 Çocuktan 15’İ Uykuda Yatak Islatıyor!

Yatak ıslatma nedir, ne sıklıkta görülür?
Beş yaşına gelmiş bir çocukta yatak ıslatma normal değildir. Bu durum çocuğun istemsiz ve farkında olmadan uykuda yatağını ıslatması anlamına gelen enürezis noktürna sorunu olduğunu gösterir.
Bu yaştaki her 100 çocuktan yaklaşık 14-15’i uykuda altını ıslatır. On sekiz yaşındaki 100 kişinin birinde bu sorun devam edebilmektedir.

Yatak ıslatma neden olur?
İdrar kesesi ve idrar tutmaya yarayan kasların kontrolü sinir sistemi tarafından yapılmaktadır. Gece idrar kontrolünün sağlanması;

• uyku sırasında idrar hissinin algılanması,
• gece üretilen idrar miktarının uygun düzeyde tutulması merkezi sinir sisteminin olgunlaşması,
• mesane ve ilgili kasların gelişmesi ve
• vücutta üretilen bazı maddelerin yeteri kadar salgılanmaması ile ilişkilidir.

Yatak ıslatma sorununun ortaya çıkmasında yukarıda sayılan idrar tutma işlevi ile ilgili faktörleri etkileyen birden fazla nedenin rol oynadığı bilinmektedir. Anne babalar yatağını ıslatan çocukların bir kısmının uykularının ağır olduğundan söz ederler. Gerçekten de altını ıslatma sorunu olan çocukların önemli bir bölümünde uyku sırasında idrar kesesinin doluluğu, diğer bir deyişle idrar yapma ihtiyacı hissedilememektedir. Çişi gelen çocuk uyanamamaktadır. Bunun sonucu olarak çocuk uykusunda sıkıştığını hissedip uyanmadan refleks olarak çişini yapmaktadır.

Bazı altını ıslatan çocuklarda ise gece üretilen idrarın normalden fazla olduğu saptanmıştır. Gece üretilen idrarın fazla olması durumunda mesane kapasitesi aşılmakta ve uykuda çiş yapma ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu durum uykunun ağır olması faktörü ile birleşince gece altını ıslatma ortaya çıkmaktadır.
Gece altını ıslatan çocukların bir kısmında ise idrar kesesinin çalışması ile ilgili bozukluk saptanmaktadır. Çiş yapma ihtiyacı uyandıracak kadar idrar birikmese de mesanenin dolması sırasında ani olarak ortaya çıkan sıkışma hissi zamansız çiş yapmaya, yatağı ıslatmaya yol açmaktadır.

Çocuk ve aile suçlu mu?
Yatak ıslatma çocuğunuzun bilinçli bir davranışı değildir. Yatak ıslatmayı ortaya çıkaran nedenler çocuğunuzun kontrol etmesi mümkün olmayan işlev bozukluklarıdır. Çocuğun gece altını ıslatması anne babanın onları iyi eğitememiş olması anlamına da gelmez. Altını ıslatma sorunu çocuğun büyümesi sırasında idrar kontrolü ile ilgili bazı işlevlerin olgunlaşmasının gecikmesi ile ilişkilidir.
Anne babanın çocuğun yatak ıslatmasına tepki ile yaklaşması veya cezalandırma yolunu seçmesi sorunu çözmek bir yana çok daha derinleşmesine yol açabilir.
Gece yatağı ıslatmaya yol açan nedenler çocuğun suçu veya ailenin hatası olmayan, ancak tedavi edilmesi gereken durumlardır. Doğru tedavi için mutlaka sağlık kurumlarında konunun uzmanlarından yardım alınmalıdır.

Yatak ıslatma psikolojik nedenlere mi dayanır?
Genel inanışın aksine gece yatak ıslatma psikolojik sorunların neden olduğu bir rahatsızlık değildir. Fakat gece altını ıslatmanın çocukta psikolojik sorunlara yol açabildiği bilinmektedir. Altını ıslatma nedeniyle çevresi tarafından tepki gören, başka bir yerde geceleyemeyen, tatile gidemeyen, durumundan utanç duyan bir çocuğun psikolojik açıdan etkilenmeyeceğini düşünmek mümkün değildir. Çocuklarda, gece yatak ıslatma, anne-babaların boşanması ve kavga etmelerinden sonra üçüncü en travmatik olay olarak görülmektedir. Bu nedenle beş yaşını geçmiş çocuklarda hala süren yatak ıslatma sorunu tedavi edilmelidir.

Tedavisi mümkün mü?
Yatak ıslatmanın can sıkıcı bir durum olması kimi zaman konunun aile içerisinde konuşulmak istenmemesine yol açmaktadır. Bu şekilde üstünün kapatılması sorunun tedavisini zor hale getirmekte ve aile içerisinde gerginliğin artmasına neden olmaktadır. Yatak ıslatma sorununun kendiliğinden geçmesini beklemek doğru değildir. Çocuğu ruhsal açıdan zor durumda bırakabilen bu rahatsızlığı tedavi etmek hem gereklidir, hem de mümkündür.
Yatak ıslatma, ilaç ile tedavi edilebilmektedir. İlaç tedavisinde desmopressin isimli etken madde kullanılmaktadır. Altını ıslatan çocukların bir bölümünde geceleri idrar üretimini azaltmakla görevli ADH adı verilen madde yeteri kadar yapılamamaktadır. Desmopressin kullanılarak vücuttaki ADH’nın eksikliği giderilmekte böylece gece boyunca mesanenin idrar hissini ortaya çıkaracak kadar dolmasının önüne geçilmektedir. Çocuklarda kullanımı son derece kolay ağızda eriyen tabletler şeklinde verilen desmopressin tedavisiyle çocukların %60-70’inde gece kuru kalma sağlanabilmektedir.
İlaç tedavisinin yanı sıra alarm cihazları ve uzman hekimlerin kontrolünde eklenebilecek başka tedavi şekilleri de mevcuttur.
Yatak ıslatma sorununu ailenizin sorunu olmaktan çıkarın, size en uygun sağlık kuruluşunda konunun uzmanlarına başvurun.
iVillage TR’yi Facebook’tan takip edin

10 Adımda Lazımlık Eğitimi

Bebek bezlerinden kurtulmaya hazır mısınız? Bu konuyu halletmek aslında hiç dert değil. Püf noktası, ne zaman ve nasıl başlanması gerektiğini bilmekte saklı. Bunun için size öneriler sunuyoruz…

Bebeğinizin hazır olduğuna emin olun

Süper annelerin ve büyükannelerin çocuklar üzerinde bilmediklerini araştıran bir grup 18 aydan önce tuvalet eğitimini doğru bulmuyor. Her çocuğun gelişimi farklı oluyor ancak 18 ila 30 ay arası, çocukları lazımlığa alıştırmanın en doğru zamanı.
Bu süreç uzun ve zorlu olacağından doğru aylar arasında ne kadar çabuk başlarsanız çocuk ve sizin için o kadar iyi olur.

Hazır olduğuna dair işaretler

Çocuğunuzun lazımlık eğitimi için hazır olduğunu düşünüyor mu düşünüyorsunuz? Karar vermenize yardım olacak belirtiler şunlar:

•Düzenli ve görülebilen bağırsak hareketleri var.
•Kendi kendine pantolonunu çıkartıyor.
•Tuvaleti geldiğinde nereye gitmesi gerektiğini gösteriyor.
•Uykudan kalktığında yatağı kuru.
•Altında bez varken bile ıslatmıyor.
•’Çiş’ ve ‘kaka’ gibi tabirlerin anlamını biliyor.

Eğitime başlamadan önce hazırlık yapın.

Onunla her zaman anahtar kelimeler hakkında konuşun. Bu tabirlerin ne anlama geldiğini bilmeli.

•Bezini değiştirmeniz konusunda sizi o uyarsın. Daha sonraları yaptıktan sonra değil yapmadan önce uyaracaktır.
•Aldığınız lazımlığın ona uygun olup olmadıgını iyi anlayın. Büyüdükçe lazımlığı değştirin.
•Lazımlığın tuvalette olması gerektiğini öğretin.
•Bu süreçte bir günlük tutun. Doğru yaptığı şeyleri not edin ve bunu ona sade bir dille okuyun. Ne kadar çok konuşursanız o kadar yardımcı olacaktır.

Neler almalısınız

Lazımlık eğitimi için almanız gereken birkaç şey olacak:

•Öncelikle elinizin altında her zaman boyutları çocuğunuza uygun bir lazımlık bulunması gerekiyor. Üzerine onun adını yazarsanız ve istediği süslemeleri yaparsanız kendine ait hissedecektir.
•Başlama aşamasında o lazımlıktayken yanında durmanız gerekecek. Bu yüzden bir sandalye veya tabureye ihtiyacınız olacak.
•Sızıntı olmasına karşı lazımlığa bir kılıf geçirin.
•Lavaboya ulaşması için ufak bir basamak gerekecek.

Nasıl yapılmalı

Öncelikle başlamak için bir süre evde veya eve yakın yerlerde olmalısınız. Eğer yeni kardeşi olduysa bunu aksatmamalısınız. Kreşe gidiyorsa belirli bir zaman gitmese daha iyi olur.

•Sıcak havalarda başlamak en ideal zamandır.
•Bezlerden kurtulmak için pantolon giydirmelisiniz. Böylece sızıntı ve ıslaklık olduğunda anında hissedebilirsiniz.
•Rutinin bir parçası olarak, düzenli şekilde lazımlığına gitmesi gerektiğini söyleyin ve otutturun.
•Yemekten sonra , atmadan önce, uyandığı zaman mutlaka tuvalete götürün.

Sakin olun

Lazımlık eğitimi süresince bir takım kazalar meydana gelebilir.

•Zemin üzerinde veya pantolonunda ıslaklık olabilir. Bu durumlarda ortalığı birbirine katmak yerine sakın olmalısınız. İstediğiniz son şey onu utandırıp mahçup etmek olmalı. Sadece konuşarak bir daha ki sefere nereye gitmesi gerektiğini anlatmalısınız. Asla ve asla diğer çocuklarla, aileden birileriyle karşılaştırma yapmayın. Eğitime biraz ara verip bir kaç gün sonra tekrar başlayın.

Erkek çocuklar için ipuçları

•Erkek çocukları, kızlara göre beze daha eğilimlilerdir. Lazımlık eğitimini öğretmek biraz daha zaman alabilir. Etrafında onu öğrenebileceği, ağabeyi, babası veya amcası varsa yarıdım isteyin. Bir süre reddedecektir. Üzülmeyin ve yılmayın. Tuvaletini ayakta yapmasını deneyin.

Kız çocuklar için ipuçları

•Kız çocuklarına tuvalet eğitimi vermek daha kolaydır. Onu sevdiği bir oyuncak ile lazımlığa teşvik edebilirsiniz. Alışma döneminde etek yerine pantolon giydirmeniz daha iyi olacak. Tuvaletini yaptıktan sonra enfeksyonları önlemek için poposunu arkadan öne doğru silin.

Övgü ve ödül

•İlk lazımlık eğitimi sırasında övgü ve ödüller çok önemlidir. Ödüller başarıya götürürken, kazalar esnasında gösterdiğiniz tepkiler telaşa ve baskıya neden olur. Alışverişe gittiğinizde aldığınız somut ödüller, çıkartmalar onun için çok iyi.

Gece tuvalet eğitimi

Tuvalet eğitimin en önemli aşaması gecedir. Gece bez bağlanmaması önerilir. Küçük kazalarn önüne geçmek içinde plastik bir örtü örtmeniz yeterlidir.

•Gündüz bol bol içecek verirken saat 18:00 itibariyle çok gerekmedikçe su ve benzeri sıvıları vermeyin.
•Yatmadan hemen önce tuvalete götürün.
•Gece kontrol edin.

kadınlar kulübü çocuga çiş ögretme

Çocuğunuzun Özgüvenini Artırın!

Çocuğunuzun kendine olan güvenini arttırmanız için yapmanız gerekenler…

Arkadaşlar hayatı öğretir

Ufak yaşta uzun süreli arkadaşlıklar henüz çocuğunuz için mümkün değil. Çocuğunuz büyüdüğünde ve kendini ifade etmeye başladığında kiminle oynamak isterse ona destek olun ve kendi kararlarını vermesine izin verin.
Arkadaşlık yapması için onu cesaretlendirirken çok iyi bir sebebiniz olmadıkça oyununa karışmayın. Çocuğunuz yaşıtlarıyla oynarken, hayatla ilgili paylaşma, iletişim kurma, tartışma gibi temel şeyleri de öğrenir.

Sevgi dolu ailesinden ayrıldığında, bir çocuğa hayattaki ufak tefek değişikliklerle ilgili arkadaşlarından daha iyi rehber olamaz.

Duygularını ifade etmesine izin verin

Çocuğunuzun ufak yaşlarda duygularıyla ilgili sizinle konuşmasını sağlayın. O kişiliğini ve duygularını anlattığında, onun okuldaki arkadaşlarını daha yakından tanıyıp onun için ne ifade ettiklerini daha iyi anlarsınız.

Bazı çocuklar yaptıklarını ve duygularını anlatmada gönülsüz olabilirler. Onun kendini ifade etmesi için yönlendirici sorular sorun. “Ahmet böyle söyleyince sen üzüldün mü” gibi.

Çocuğunuzun duyguları hakkında bilgi sahibi olmanız dalgalı arkadaşlık ilişkilerinde ona yol gösterebilmenizi sağlar.

Yeteneğini keşfetmensini sağlaması

Bazı şeylerde iyi olduğumuzu bilmek özgüvenimizi artırır. Ancak çocuğumuzun yeteneğini keşfetmesi sırasında hayal kırıklığı da yaşayabilir. Bazı şeylerin hem yetenek hem de zamanla mümkün olabileceğini anlatabilirsiniz. Birdeb fazla aktiviteyi denemesini sağlayın. Tiyatro, sanat klübü, karate gibi alanların birinde parlama şansı olabilir.

Ona övücü şeyler söyleyin

Çocuğunuzu ne sıklıkta övüyorsunuz? Çocuğunuz ‘annem bunları iyi hissetmem için mi söylüyor?’ diye mi düşünüyor?

Onu överek öz güvenini artırabilirsiniz. Ancak durup dururken değil çocuğunuz küçük ya da büyük bir şeyleri elde ettiğinde anlamlı şeyler söyleyin.

Fiziksel ve ruhsal şiddet

Fiziksel veya ruhsal şiddet çocuğun öz güvenini zedeler. Lakap takma ya da arkadaş grubundan dışlanma ona zarar verebilir. Çocuğunuzun bu konularda sorunu olup olmadığını zaman zaman bu tarz sorular sorarak anlayabilirsiniz. Bu tür srounları varsa okuldaki bakıcı veya öğretmenlerden bu konuda destek rica edebilirsiniz. Bunun yanı sıra bu tür sorunlarda sessiz kalmak yerine mutlaka neler olup bittiğini yetişkinlerle paylaşmasının daha iyi olacağını anlatın.

Hayat maceradır

Çoğumuz doğal olarak çocuklarımızı koruma eğilimliyizdir. Ancak fiziksel yeteneklerini test etmeleri için onlara izin vermelisiniz. Bu yeni yeteneklerini keşfetmelerini sağlar, kendileriyle gurur duyarlar ve daha iyisini yapmaya çalışırlar. Çocuğunuz tehlikelere atılırken elbette gözlerinizi kapamak isteyebilirsin. Buna rağmen uzaktan dikkatlice takip edin. Ona izin vermiş olmanız kendine olan güvenini artıracak ve başarılı olacaktır.

Utanmasını önleyin

Çocuğunuz diğer çocuklarla oyun oynama, paylaşma veya aktivitelerde yer alma konusunda utangaçsa onu biraz cesaretlendirmelisiniz. Çocuğunuzla onunda sevebileceği etkinliklere katılın, çocukların aktif oldukları programları takip edin. Sosyal çevreye karışmak onun özgüvenini artırır.

Yardımcı olmasına izin verin

Çocuğunuz evde ya da bahçede size yardım etmekten keyif alır. Birşeyler başarma, ailesine yardımcı olmasına izin verin. Yapacaklarını tek tek tarif edin. Ona görevler vermeniz özgüvenini ve sorumluluk duygusunu artırır. Kek yaparken, bulaşıkları yerleştirirken ondan yardım isteyin. Öğrenirken ufak tefek hatalar yapacağını da aklınızda bulundurun.

Yalnızlık? Her zaman değil

Çocuğunuz zamanının çoğunu yalnız mı geçiriyor? Çocuğun bazen kendi kendine oynadığı zamanlar olabilir ancak grup içerisinde veya arkadaşlarıyla oynaması özgüvenini daha da artırır.

Hayat inişli çıkışlıdır

Çocuklarımız bizim büyüdüğümüz dönemden daha fazla baskı altında. Beklentilerimiz oldukça yüksek ve bu yönde yapılacaklar listesi oldukça dolu. Bir organizasyondan diğerine koşturup duruyoruz. Çocuğunuzun özgüvenini artırmak için çocuğunuzu aktif olması konusunda cesaretlendirin ve arkadaşlarıyla bolca vakit geçirmesini sağlayın. Böylece mutlu ve kendine güvenen bir çocuk olarak büyüyecektir.
iVillage TR’yi Facebook’tan takip edin

Çocuğunuzun Kilosunu Kontrol Altında Tutun

İstanbul Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, çocuklarda iştahsızlık kadar obezitenin de önemli bir sorun olduğunu söyledi.

Garipağaoğlu, “İştahsız çocuklar için ilk aşamada yapılması gereken, doktora başvurmak ve fiziksel bir rahatsızlığı olup olmadığını öğrenmektir. Felsefemiz, ‘yeterli miktarda yiyin, fazla ya da az değil’ olmalıdır” dedi.

İstanbul Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, çocuklarda kilo kontrolünün son derece önemli olduğunu belirterek ailelere uyarılarda bulundu.

Sadece ek gıdayla beslenen çocukların ağız tadının çok zor oluştuğunu ve çok seçici olduklarını söyleyen Prof. Dr. Garipağaoğlu, yuvaya yollanan çocukların ise çok daha güzel yemek yediğini belirtti.

Prof. Garipağaoğlu, “Okul öncesi dönemdeki çocukların şişmanlığından anne-babalar ve bakıcılar sorumludur” dedi.

Çocukluk obezitesinin ülkemizde hızla yayıldığına dikkat çeken Prof. Garipağaoğlu, “Bu durumu genetiğe bağlayan aileler var. Oysa eskiden çocuklar okula yürüyerek giderlerdi şimdikiler servisle, eski çocuklar sokakta oynarlardı bugünküler PC başında… Önemli olan nokta, beslenme ve orta derecede hareketi bir arada tutmak, bilinçli beslenmek, genetiği kontrol altına almaktır. Özellikle çocukların bel çevresi ölçümü çok önemlidir. ‘Abdominal Obezite’ varsa dikkat edilmesi gerekir. Toplumumuzda kilo ve boy ölçüleri anormal olan çocuklar var ve bu karaciğer açısından dikkat edilmesi gereken bir husustur” diye konuştu.

Ebeveynler çocuklara örnek olmalı!
2 yaşın altındaki çocuklarda diyet önerilmediğini kaydeden Prof. Dr. Garipağaoğlu şunları söyledi: “2-7 yaş arasındaki çocuklar için yaşa uygun sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite esas alınarak, önce ağırlık artışı durdurulur. Zaman içinde incelmeye olanak sağlanır. Felsefemiz, ‘yeterli miktarda yiyin, fazla ya da az değil’ olmalıdır. Bazı aileler kendi yemediklerini zorla çocuklarına yediriyorlar. Çocuklara ebeveynlerinin rol-model olması gerekmektedir.”

Diyetisyenle ilk randevuya dikkat!
Önemli hususlardan birinin de diyetisyene getirilirken çocukların korkutulması olduğunu aktaran Prof. Dr. Garipağaoğlu, “Örneğin; diyetisyene gittikten sonra çikolatalı dondurma yiyebilecek misin bakalım ya da doktora gidelim de görürsün gibi yaklaşımlar çok yanlıştır. Çocukların küçük yaşta diyetisyenle tanıştırılması hassas bir durumdur ve bu durumda ebeveynlere rol düşüyor” dedi.

Categories