Archive for the ‘Gebelik’ Category

Doğum Sonrası Mükemmellik!

Uzun, zor ve bir okadar da keyifli bir hamilelik döneminin ardından başka kaygılarınız ortaya çıkmaya başladı. Acaba 9 ay boyunca aldığınız kiloları verebilecek misiniz? Meme ve arın bölgenizde sarkmalak olacak mı? Cinsel durumunuz ne yönde eetkilenecek? İşte kafanızda yarattığınız bu ve bunun gibi kaygıların çözüm yolları:

Forma girmeniz için 5 kural

Emzirin
Doğumdan hemen sonra ki aylarda aldığınız kiloları vermeye başlayacaksınız. bunun sebebi emzirmeniz. emzirme aylemi çok fazla kalori yakmanızı sağlıyor. Buda kilo vermenin en hızlı ve eğlenceli yolu olsa gerek. Süt veren kadınlarda, süt üretimi günde 500 kalori yakar. Doğumdan sonra hemen bebeğinize süt vermek rahim kasılmasını sağlarken kanamayıda azaltır. Bunun dışında emziren kadınlarda rahim, yumurtalık ve meme kanseri riski daha azdır.

Aktif olun
Doğumdan sonra hiçbir şey yapmadan evde oturmayın. Bebeğinizi alarak uzun yürüyüşlere çıkın, arkadaşlarınızla buluşun. Günlük hayatınıza geri dönün ve hareket etmekten çekinmyin.

Spor yapın
‘Sanki spor yapmaya vakit var!’ diyebilirsiniz. Ancak gerçektwn kafaya spor yapmayı koyduysanız böyle mazeretleri umursamazsınız. Bebeğiniz ile birlikte yoga ve plates derslerine katılabilirsiniz. Ya da bebeğinizi pusetine koyun ve güzel havanın tadını çıkartarak sahilde yürüyüş yapın. Tabiki tempolu adımlarla. Aynı zamanda mekik çekmeniz karın yaplarınızdan kurtulmanıza yardımcı olcaktır.

Beslenmenizi düzene sokun
Büyük öğünler yerine küçük ancak sık öğünler yiyin. Hamileyken yediğiniz kocaman porsynlara veda din. Günlük kalori alımınızı dört veya beş seferlik küçük parçalara bölün. Hergün minimum 10-12 bardak su için. Su içmek sizi hem tok tutacak hem degereksiz kalorileri yakmanıza yardımcı olcak. Sudan çok sıkılırsanız içine limon sıkmayı deneyin veya bitki çayları için.

Ağız ve diş sağlığı
Hamilelik sonrası doğal olarak annelerin dikkati bebeklerin üzerinde olur. Fakat hamilelik sırasında hormonların değişmesiyle diş etlerinde oluşan tranvalar sonrasında iyi bir bakım yapılmalı. Günlük diş fırçalama düzenine çok dikkat edilmeli. Diş ipi kullanmalısınız. Son olarak diş ve diş etlerinde hissedilen hassasiyetlerde derhal doktorunuza başvuramalısınız.

Emzirmak kabusunuzn olmasın
Bebeğinizi emzirirken canınızın yanmasına neden olan meme ucundaki çatlakların en büyük nedeni bebeği emzirme pozisyonunuzun yalnış olması. Bebeğinizi emzirirken sadece mem ucunu değil meme ucunu çevreleyen areola adı verilen koyu renkli alanın tümünü vermelisiniz. Onun dışında mem ucunu zeytinyağı ve lanolin içeren göğüs ucu kremi uygulayabilirsiniz.

Cinsel yaşam
Doğumdan sonra uygulayacağınız uygulayacağınız kegel egzersizleri pelvik kaslarınızı güçlendirmeye yardımcı lur. Bu kasları güçlendirmenin asıl amacı idrar yakınmalarının önüne geçmekle birlikte bu kas gruplarını kullanmayı bilen kadınların cinsel ilişkiden daga fazla keyif almasını sağlamaktır. Doğum sonrası cinsel ilişkiye, kendinizi hazır hissettiğinizde başlamanın hem sizin için hem de eşiniz için daha uygun olacağını söylüyoruz.

kadınlar kulübü gebelik,hamileler nas,hamilelik bebeğin kilosu kadınlar kulubu,hamileyken bebek emzirmenin sakıncaları,hem emzirıp kilo vermek,kadınlar kulübü gebeliğin,kadınlar kulübü gebeliğin 31 haftası,kadinlarkülübü hamilelik,kova fu basket izle,mekik gebeliğe engelmi

Hamilelik Depresyonuna Dikkat!

Kadınların hamilelik döneminde ve doğum sonrasında yaşadıkları depresyon hormonel değişiklik olarak düşünülüyor ve teşhis edilemiyor. Tedavi edilmediği takdirde anne ve bebekte ciddi sağlık sorunlarına neden olan hamilelik depresyonu konusunda tüm merak edilenleri Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Uzman Dr. Mehmet Yavuz anlattı…

Depresyonun kadınları hayatın belli bir döneminde etkileyen duygu durum bozukluğu olduğunu belirten Dr. Mehmet Yavuz, bu nedenle depresyonun hamilelik dönemindeki kadınları da etkilemesinin şaşırtıcı olmadığını vurguladı. ‘’Hamilelik sırasında geçirilen depresyon hormonel değişiklik olarak düşünüldüğü için genellikle teşhis edilemiyor. Bu durum da anne ve bebeğin sağlığı açısından önemli sakıncalar doğuruyor’’ diyen Dr. Yavuz, depresyonun hamilelik sırasında da tedavi edilebilen bir rahatsızlık olduğunun altını çizdi.

Hamilelik Depresyonu Nedir?

Hamilelik depresyonu ya da diğer adıyla ‘’antepartum depresyon’’, normal depresyon gibi bir duygu durum bozukluğudur. Bu bozukluklar beyin kimyasındaki değişimleri içeren biyolojik rahatsızlıklardır. ‘’Hamilelik sırasındaki hormon değişimleri beyindeki depresyon ve anksiyete ile direkt olarak bağlantısı bulunan kimyasal maddeleri etkileyebilir’’ diyen Dr. Yavuz, zorlu yaşam şartlarının değişimleri artırarak doğum öncesinde ya da sonrasında depresyona neden olduğunu belirtti.

Hamilelik Sırasında Yaşanan Depresyonun Belirtileri…

Depresyon geçiren kadınların 2 hafta boyunca veya daha uzun süre yaşayabileceği belirtiler şunlardır;

* Sürekli üzüntü hali,
* Konsantre olma güçlüğü,
* Çok az veya çok fazla uyuma,
* Haz veren aktivitelere olan ilginin kaybolması,
* Doğacak çocuğun geleceği ile ilgili karamsar düşünceler,
* Doğacak çocuğuna bakamama endişesi,
* Ölüm, intihar veya ümitsizlik düşüncelerinin tekrarı,
* Anksiyete, huzursuzluk,
* Suçluluk veya değersizlik duyguları,
* Yeme alışkanlıklarında değişimler.

Bunlar Hamilelik Depresyonunu Tetikliyor!

Hamilelik sırasında yaşanan depresyonu daha da artıran durumları Dr. Yavuz şöyle sıralıyor;
* İlişkilerde sorunlar, evliliğin geleceği ile ilgili kaygılar,
* Doğacak çocuğun özürlü olabilme ihtimali,
* İstenmeyen hamilelik durumları,
* Ailede veya kişide depresyon geçmişi,
* Daha önce yaşanan düşükler,
* Stresli yaşam koşulları,
* Hamilelikte komplikasyonlar olması,
* Travmaya maruz kalmak.

Hamilelik Depresyonu Bebeğe Ciddi Zararlar Veriyor!

Dr. Yavuz, tedavi edilmeyen depresyonun kötü beslenme, alkol, sigara ve intihar teşebbüsü gibi erken doğum, düşük ağırlıklı doğum ve bebekte gelişimsel sorunlara neden olabilecek davranışlara yol açabileceğini belirtti. Depresif hisseden bir kadının kendisine ve bebeğine bakmak için gerekli güç ve isteği bulamayacağını söyleyen Dr. Yavuz, tedavi edilmeyen depresyonun anne ve bebek açısından büyük sakıncaları olduğunu vurguladı.
Doğum Sonrası Depresyonu Nedir?
Doğum sonrası dönemde yeni annelerin psikolojik bozukluklar yaşaması sık rastlanan bir durumdur. Doğumun ardından birkaç gün devam eden annelik hüznünün normal olduğunu belirten Dr. Yavuz, bu durumun tedavi gerektirmediğini söylüyor.

Yeni annelerin yaklaşık onda birinde rastlanan doğum sonrası depresyonu ise mutlaka tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık. Bu depresyonu etkileyen nedenlerin başında ise gebelik sırasındaki evlilik gerilimi, istenmeyen olaylar, bebeğin prematüre olması, sezaryen doğum, bebeğin beklenenden zor doğması, biberonla beslenmesi, evlilik dışı olması, ölü doğum ve bebeğin özürlü olması geliyor.

Annedeki depresyonun bebeği de olumsuz etkilediğini belirten Dr. Yavuz, depresyon yaşayan annelerin bebeğin yüzüne daha kısa süreli baktığına, sorumluluklarının zayıfladığına ve gereken şefkati göstermediklerine dikkat çekti.

Doğum Öncesi ve Sonrası Depresyon Nasıl Tedavi Ediliyor?

Depresyonda olduğunu düşünen kadınların mutlaka yardım alması ve belirtileri bir uzmanla paylaşması gerektiğini belirten Dr. Yavuz’un depresyon tedavisi için önerdiği yöntemler şöyle;

* Destek grupları,
* Özel psikoterapi,
* İlaç tedavisi,
* TMS tedavisi.

Belirtilerin ağır olması durumunda uzmanın acilen ilaç tedavisine başlamayı tercih edeceğini belirten Dr. Yavuz, hasta ve bebeği için en uygun tedavi yöntemine doktorla karar verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

En Güvenilir Tedavi TMS Yöntemi…

Hamilelik sırasında antidepresan kullanımının bebek için zararlı olduğunu ve tedavide kullanılacak ilacın çok dikkatli seçilmesi gerektiğini belirten Dr. Yavuz, doğum öncesi ve sonrası depresyonu için en güvenilir tedavinin TMS olduğunu vurguladı. İlaç kullanmak istemeyenler için tercih edilen TMS, anneye ve bebeğe zarar vermeden antidepresan etki gösteren bir tedavi yöntemi. Anne adaylarının depresyonla yalnız başına mücadele etmemesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Yavuz, depresyonda hem annenin hem de bebeğin tedaviye ihtiyaç duyduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

kadınlar kulübü hamilelik depresyonu,nintar eden kadin

Gebelikte Tavsiye Edilen Yiyecekler

Az yağlı yoğurt

Kadınlar Hamile oldukları bu dokuz ay boyunca yiyip içtiklerine çok dikkat etmeli. İşte gebelikte beğenerek yiyeceğiniz ve enerji verecek bir besin kaynağı. Az yağlı yoğurt. İçerdiği Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin, düşük yağlı yoğurt hem sizin hem de çocuğunuzun kemik yapısı için oldukça faydalıdır. Altarnetif olarak süzme peynir yiyebilirsiniz.

Brokoli

Vejetaryan olan hamile bayanlar için son derece faydalı bir yiyecektir. B vitamini bakımından oldukça zengindir.
Hamile bayanların gün içinde alması gereken folik asit miktarı 400 mikrogramdır. Eksikliğinde doğum sırasında sıkıntılar yaşanabilir. Altarnetif olarak ıspanak ve lahana yiyebilirsiniz.

Bonfile – Biftek

Yağsız bir biftek gün içinde ki çinko, demir ve protein ihtiyacınızı karşılayacaktır. Bebeğinizin büyüme ve gelişmesinde önemli bir rol oynayan bonfile ya da biftek gebelikte de çok önemlidir. Altarnetif olarak tavuk eti veya pişmiş yengeç yiyebilirsiniz.

Tavuk göğsü

Protein açısından zengn ve yağ oranı bakımından oldukça düşük olan tavuk göğüsü sizin ve büyümekte olan bebeğiniz için yapı taşıdır. Kas dokularını, enzimleri, hormonları ve antikorları korumak başlıca faydalarıdır. Altarnatif olarak fasülye ve karides yiyebilirsiniz.

Fasulye

Kendiniz ve bebeğiniz için kan hücreleri yapımına yardımcı olacak en iyi besin maddesidir. Lif ve demir bakımından da oldukça zengindir. Altarnetif olarak mercimek (veya herhangi bir baklagil) ya da yeşil yapraklı sebzeler yiyebilirsini.

Yumurta

D vitamini, kasiyum ve protein açısından son derece zengin olan yumurta hamile bayanlara inanılmaz yararlar sağlar. Metobolizmanın dengelenmesi için mutlaka yenmesi yerekiyor. ancak sarısını atmayın. Çünkü D vitamini sadece sarısında bulunuyor. alternatif olarak inek sütü kullanabilirsiniz.

Yulaf ezmesi

Enerji artırmak için yiyecek bir şeyler arıyorsanız yulaf ezmesinden iyisini bulamazsınız. Karbonhidrat ve lif bakımından bakımından zengindir. Enerji verici etkisinin yanı sıra vücuttaki sağlıksız yağ ve toksinleride giderir. Alternatif olarak lifli takıllar, ceviz ve buğday tohumu yiyebilirsiniz.

Tatlı patates

Hem severek yiyebileceğiniz hemde faydalı bir besin olan tatlı patates, lif, beta karoten ve C vitamini açısından zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendirirken enerji seviyesini de korur. altarnetif olarak kabak ve baklagiller yiyebilirsiniz.

Zeytinyağı

Gebelikte hormonlar için en gerekli şeylerden biride yağdır. Sağladığı E vitamini sayesinde kendinizi mutlu hissetmenize yardımcı olur. Hamile kadınların sağlamak zorunda oldukları 300 kalori içinde idealdir. Altarnetif olarak soya yağı kullanabilirsiniz.

Badem

Çinko, sağlıklı yağ ve lif bakımından oldukça zengin bir besin maddesidir. Günde sadece 24 tane badem yemek hem sizin hem de bebeğiniz için oldukça faydalı olcaktır. altarnetif olarak her türlü fıstığı yiyebilirsiniz.

Lahana

Vejeteryan bayanların demir ihtiyacını karşıllayacak zengin bir besindir. Sade olarak yenebilceği gibi çorba veya diğer yiyeceklere de katabilirsiniz. Altarnatif olarak ıspanak yiyebilirsiniz.

Domates

Bacak kramplarından veya yorgunluktan şikayet ediyorsanız potasyum içeren bu yiyecek tam sizin için. Güçlü bir atioksidan ve mineral içerir. ayrıca sinir sistemini ve kalp fonksiyonlarını düzenler. Altarnetif olarak muz veya patates yiyebilirsiniz.

Deniz Somonu

Balık yeme konusunda endişeli olabilirsiniz. Çünkü civa ve gıda zehirlenmesi oldukça ciddi bir sorun. Ton balığı, kılıç balığı ve uskumruyu yerken daha dikkatlı olun. Ancak taze bir deniz somonu mutlaka yemeniz gerekn besinler arasındadır. Omega 3 ve D vitamini içermesinden dolayı hamilelik sırasında ve sonrasında çok yararlı olacaktır. Ayrıca somondaki civa oranı da diğerlerine göre düşüktür. Altarnetif olarak ceviz ve keten tohumu yiyebilirsiniz.

Yağsız Süt

Süt her insan için doğal bir sağlık ilacıdır. Ancak hamilelik sırasında tüketimi daha düzenli olmalıdır. Yağsız süt ise sizin için tavsiye edilen biçimidir. D vitamini , kalsiyum, protein, B12 vitamini bakımından zengindir. Altarnetif olarak tavuk ve inek eti veya yumuyrta yiyebilirsiniz.

Kepekli ekmek

Tam tahıllı gıdaları hamilelik sırasında düzenli olarak almak gerekir. Karbonat, protein ve yağ metobolizması için yardımcı olur. Bunun için en kolay yok kepekli ekmek yemektir. Aynı zamanda B vitamini bakımından da zengindir ve tok tutar. Altarnatif olarak makarna yiyebilirsiniz.

Kuşkonmaz

Folik asit açısından zengin bir yeşil sebzedir. Doğum kusurlarını önlemeye yardımcı olurken gebelik sırasındaki şişkinliği alır. altarnetif olarak yeşil yapraklı sebzeler yiyebilirsiniz.

Kavun

Yaz günlerinin dayanılmaz meyvesi kavun sizi hem serinletecek hem de A vitamini ihtiyacınızı giderecektir. Kalp ve göz rahatsızlıkları, bebeğinizin gelişimi için birebirdir. Altarnetif olarak mango yiyebilirsiniz.

Hamileler Nasıl Yatmalı?

Uzmanlar, hamileliğinin son dönemlerindeki annelerin sağ taraflarına ya da sırt üstü yatmalarının ölü doğum riskini artırdığı uyarısı yaptı. Uzmanlara göre, uyku sırasında alınan bu pozisyonlar, damarlara daha fazla basınç uygulanmasına neden olarak, gelişmekte olan bebeğe oksijen tedariğini sınırlıyor.

Bu da 28 haftalık hamilelikten sonra ‘geç ölü doğum’ olarak bilinen durumu tetikleyebiliyor.Yeni Zelandalı uzmanlar, geceleri sırt üstü y ada sağ taraflarına yatan anne adaylarının sol taraflarına yatan anne adaylarına göre ölü doğum risklerinin iki kat yüksek olduğunu tespit etti. British Medical Journal’da yayımlanan araştırmayı yürüten ekip, 500 kadının hamileliklerini inceledi. King’s College’dan İngiliz uzman Doktor Lucy Chappel da araştırmayı överek, acilen daha fazla araştırma yapılması çağrısında bulundu. Ancak çalışmayı ikna edici bulmayan uzmanlar da var.

hamile kadın nasıl yatmalı,hamile bayanlar nasıl yatmalı,hamileler nasıl yatmalı,hamile bayanlar nasıl yatmalıi,hamilelikteyatarken,gebelikte yatarken nelere dikkat etmeliyiz,gebelikte yatarken nelere dikkat edilmeli,dört buçuk aylık hamile kadın nasıl yatmalı videosu,hamilelikte yatarken nelere,hamileyken yatarken nelere dikkat etmeli kadın

‘Amniyosentez’ Tarih Oluyor

Anne karnındaki bebekte, down sendromu olup olmadığını amniyosentez yöntemi yerine, sadece basit bir kan tahlilinden DNA analizi yaparak tespit eden ilk ticari test, bu yılın sonunda Amerika’da kullanılmaya başlanacak.

Gelecek yıldan itibaren Türkiye’ye de getirilmesi hedeflenen test, ABD’de 50′den fazla patentin sahibi ve insan genom projesinin başlatılmasına ve yürütülmesine öncülük eden Boston Üniversitesi İleri Biyoteknoloji Merkezi Direktörü Prof. Dr. Charles Cantor ve ekibinin 10 yıllık araştırması sonucu geliştirildi.
Bilim dünyasında heyecan yaratan test, gebeliğin 8. haftasından itibaren anneden alınan basit bir kan örneği ile iki hafta içinde sonuç veriyor.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nün düzenlediği ”Enformatik Bilim Festivali’nde yeni yöntemini Türk araştırmacılara tanınan Prof. Dr. Cantor, söz konusu tanı yönteminin neredeyse mükemmele yakın bir güvenilirlik sunduğunu ifade etti.

Testin uygulanabilmesi için anneden alınan kan örneğinin 72 saat içinde merkeze ulaştırılması gerektiğini anlatan Cantor, ”İlk başta donmuş haldeki plazmayı isteyeceğiz. Ancak ileride oda sıcaklığında bile saklanan kan örneklerini de elimize ulaştığında 72 saat içinde tanı koyabileceğiz” dedi.

Söz konusu testin bilim dünyasında ”devrim” olarak nitelendirdiğini dile getiren Cantor, ”Öncelikle büyük uygulama sonuçları, yani topluma yaygınlaştığı andaki sonuçlar heyecanla bekleniyor” dedi.

amniyosentez kadinlar kulübü,amniosentez kadinlar kulübü,amniozentes nedir,amniyosentez kadinlar klubu,amniyosentez kalkıyo

Annesinin Rahmiyle ‘Hamile’ Kalacak!

İngiltere’de yaşayan biyoloji öğretmeni Sara Ottosson (25), annesinin rahmiyle bebek sahibi olacağı günlerin hayalini kuruyor.

Üreme organları olmadan dünyaya gelen Ottoson’a bir gün annesi (56) kendi rahmini vermeyi önermiş. Ottoson ilk defa bu teklifi duyunca çok şaşırdığını ama annesinin daha sonra kendisini ikna ettiğini söylüyor. Şimdi operasyonun gerçekleşmesi için İsveç’te bulunan Sahlgrenska Üniversite Hastanesi’ne başvuran anne-kız yapılan ilk testin sonuçlarını bekliyorlar.

Eğer 4 saatlik operasyon için bir engel bulunmazsa, annenin rahmi kızına nakledilecek. Geçireceği tedaviler sonrasında kendi yumurtalarını üretmeye başlayacak olan Sara, daha sonra tüp bebek yöntemi ile hamile kalabilecek. Eğer operasyon gerçekleşirse dünyada bir ilk olacak.

Annelik 24 Saat

Tüm dünyada anneler ve sağlık profesyonellerinin, hem bebekleri hem de kendileri için en çok güvendikleri yeni doğan ve bebek bakım markası Johnson’s baby, facebook’ta düzenlediği “Annelik 24 saat” projesi ile bebekler ve anneler arasındaki en özel anlara tanıklık ediyor.

Johnson’s baby’nin www.facebook.com/johnsonsbabyturkiye sayfasına bebekleri ile geçirdikleri 24 saat içindeki 1 anın fotografını paylaşan anneler, 1 Haziran – 13 Temmuz arası devam edecek olan yarışamanın sonunda bebekleriyle beraber anne bebek dergilerinde yıldız olma ve 1 senelik Johnson’s baby ürünlerinden oluşan hediye paketi kazanma şansı yakalıyor.

Altı hafta sürecek Johnson’s baby “Annelik 24 Saat” projesinde, www.facebook.com/johnsonsbabyturkiye sayfasına resimlerini ekleyen anneler her hafta kazanıyor. Yarışmaya katılan ve oy veren anneler arasında yapılacak çekilişle her hafta 3 anne, Johnson’s baby ürünlerinden oluşan sürpriz hediye paketleri kazanacak.

100 yılı aşkın süredir bebek bakım sektörünün önde gelen markası olan Johnson’s baby, bebek ve yetişkinlerin ciltelerine uygun yüksek kalite ürünler geliştirerek, tüm dünyada annelerin güvenle kullandığı ve çocuk doktorlarının önerdiği bebek bakım markasıdır.

Gebeliğiniz Riskli mi?

Yüksek riskli gebelikler, birçok kadını yakından ilgilendiriyor. Diyabet, astım, tansiyon gibi kronik hastalıklara sahip olan kadınların hamilelikleri, sağlıklı gebelere göre biraz daha zor geçiyor. Ayrıca modern çağın öncelikleri değiştirmesiyle birlikte, evliliklerin ve anne olma yaşının ertelenmesi de gebeliklerdeki riski artırıyor. Bunların yanı sıra gebelik sürecinde yaşanabilecek bazı komplikasyonlar da gebeliği riskli hale getirebiliyor.

Op. Dr. Ebru Fusun Işık, alınabilecek önlemlerkonusunda “Bazen sadece yaşam tarzında yapılan küçük değişiklikler bile, bebekte ya da annede oluşabilecek sağlık sorunlarını önlemeye yetiyor. Bunun için hekimle iletişim içerisinde olmak, düzenli doktor kontrollerini ihmal etmemek ve riskleri oluşmadan önlemek çok önem kazanıyor. Riskli gebeliklerde annenin ve bebeğin durumu, doğum sonrası yoğun bakım gerektirebileceği için doğumun ileri teknolojiye sahip merkezlerde gerçekleşmesi gerekiyor” diye konuşuyor.

Gebelik esnasında neler takip edilmeli?

Doğum öncesi kronik rahatsızlıkları olan anne adaylarının gebelik süreçlerinde kadın doğum uzmanı dışında, hastalığıyla ilgili hekimlerin de kontrolü altında olması gerektiğini belirten Op. Dr. Işık, diyabet hastası olan anne adayları, 24. gebelik haftası dolaylarında bebeğin ekosunu yaptırmalı. Çünkü gebelik öncesi diyabeti olan annelerin çocuklarında doğumsal kalp hastalıkları riski daha fazladır diye bilgi veriyor ve ekliyor: “Gebelik oluştuktan sonra yapılacak rutin tarama testleriyle, bebekte veya anne adayında görülebilecek problemler ortaya çıkarılıyor. İkili veya üçlü tarama testleri, detaylı ultrason incelemeleri ve rutin takip süreciyle oluşabilecek sorunlar % 60-70 oranında azaltılabiliyor. Burada unutulmaması gereken şu, hiçbir zaman sıfır risk diye bir şey yoktur. Gebeliğin öğrenildiği andan, doğuma kadar geçen süreç içinde her türlü olayla karşılaşmak olası. Önemli olan bunların farkına varılıp profesyonel şekilde yönetilmesi. Ancak bu şekilde sağlıklı bir çocuğa sahip olunabilir.”

Yazın Hamile Kalmak İçin

Hamile kalmak için psikolojik olarak hazır olmanın yanı sıra bedenen de hazır olmalısınız. Hamile kalmaya karar verdiğiniz anda psikolojik olarak hazırlık sürecine başladınız demektir. Ama bu tek başına yeterli değildir bedeninizi de hamilelik sürecine hazırlamak önemlidir.Özellikle sıcak havalar nedeniyle yazın hamileliğe hazırlanırken uzmanlar bazı önerilerde bulunuyorlar.İşte öneriler;

Doğum kontrolünü bırakın

Hamile kalmaya karar verdiğiniz andan itibaren doğum kontrol haplarını ve diğer doğum kontrol yöntemlerini hayatınızdan çıkarmanız gerekir. Bu yöntemlere veda eder etmez hamile kalmanız çok da mümkün değildir. Bu süreci diğer hazırlıklar için bir zaman kazanma olarak değerlendirebilirsiniz.

Doktor kontrolü önemli

Doktorunuzu ziyaret ederek bebek sahibi olmaya karar verdiğinizi belirtin. Düzenli gittiğiniz bir jinekoloğunuz yoksa mutlaka kendinize uygun bir jinekolog bulun. Ufak ya da büyük, bazı sağlık sorunlarının hamile kalmadan önce giderilmesi hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı açısından önemli olabilir. Bazı yüksek riskli durumlarda ya da aile öyküsü varlığında genetik danışmanlık ya da inceleme gerekli olabilir.

Yumurtlama döneminizi belirleyin

Adet kanamaları 28 günde bir , düzenli geçiren kadınlar için yumurtlama tarihi adet başlangıcından 14 gün sonradır. Kadının en fertil (gebeliğe en elverişli) günleri yumurtlamanın olduğu gün ve bundan önceki üç gündür. Eğer bu döneminizi düzenli geçirmiyorsanız hamilelik şansını arttıran yumurtlama zamanınızı tespit etmek için yumurtlama araçlarından biri olan Babystart Tükürükten Ovulasyon Testi’nden yararlanabilirsiniz. Test, istenildiği zaman ve her yerde kullanılabilme pratiği sağlıyor, sınırsız kullanım özelliğiyle de ekonomik bir tercih nedenidir.

Vücut ısınınızı kontrol ederek de yumurtlama zamanınızı tespit edebilirsiniz. Normal vücut ısınız yumurtlamadan 24 saat önce yarım derece düşer , yumurtladıktan sonra tekrar normale döner. Yalnız dikkat etmeniz gereken bir nokta var vücut ısısı hastalıklar yüzünden de düşebilir. Bu yüzden sadece bu tekniğe güvenmekten kaçının.

İdeal kilonuza ulaşın

Hamile kalmadan önce ideal kilonuza ulaşmaya çalışın. Fazla kilolar hamileliği olumsuz etkileyebilir. Öte yandan sürekli diet yapılması hamileliğe sağlıklı bir başlangıç yapmak için gerekli olan bazı besin maddelerini az almanıza neden olabilir. Hem düşük kilo hem de fazla kilo hamile kalma potansiyelinizi bozabilir. Hamile kaldıktan sonra kilo vermeye çalışamayacaksınız. Bunu unutmayın ! Ayrıca yaz mevsiminde su kaybı,besin zehirlenmeleri ve kan basıncı değişiklikleri daha sık yaşanmaktadır.Yapılması gerekenleri ve kaçınılması gerekenleri doktorunuza danışmanlısınız.

Spor’u ihmal etmeyin

Spor yapın. Spor hem kaslarınızı güçlendirerek sizi hamileliğe hazırlar hem de hamilelik sırasında görülebilecek bazı komplikasyonları azaltır. Yeteri kadar su için. Su hem bebeğiniz hem de sizin için en önemli besin maddesidir.

Sigarayı bırakın / Alkolden uzak durun

Genel sağlık sorunlarının yanı sıra sigara üreme sağlığı ve dinamikleri açısından da son derece zararlı bir alışkanlıktır. Özellikle erkeklerde sperm sayılarında anlamlı düşüklüğe neden olabilir. Benzer şekilde kadında yumurta kalitesini de bozabilir. Yapılan araştırmalar sigara kullanan kadınların hamile kalmaları için geçen süre sigara kullanmayanlara göre belirgin derecede uzamaktadır.Sigara gibi alkol de hem kadın hem erkek de üreme potansiyelini olumsuz etkileyen bir faktördür.Özellikle erkekte sperm sayısını azaltabilir.

Sakin olun

Uzun ve yorucu bir yolculuğa hazırlanıyorsunuz. Bu nedenle gevşemelisiniz. Aşırı stres ve gerginlik hamile kalma şansınızı azaltabileceği gibi gelişmekte olan bebeğiniz için ideal olmayan bir ortam yaratır.

KADINLAR KULÜBÜ HAMİLE KALMAK İÇİN YORUMLAR

Hamilelikte Yoga Yapın!

Aşırı korku, öfke ve iş stresi altında geçen hamilelikler, bebeklerde aşırı hassaslığa yol açabiliyor. Yoğun duygular, annenin kanından bebeğin dolaşım sistemine geçiyor ve beynin işlevlerini etkileyen bazı kimyasal maddelerin salgılanmasına yol açıyor. Yakın zamanda gerçekleştirilen araştırmalar, depresif annelerin çocuklarında olumsuz değişik beyinsel faaliyet kalıpları oluştuğunu ortaya koyuyor. Bu annelerin çocukları gelecekte depresyona girme açısından daha çok riske sahip oluyor.

Yoga eğitmeni Zuhal Bozkurt, Yoga Art Center’da verdiği “Hamileler İçin Yoga Dersleri” ile annelerin hamilelik dönemini sağlıklı geçirmelerinin anahtarını sunuyor. Hamilelik dönemi yaşam tarzınızın önem taşıdığını vurgulayan Bozkurt, hamilelik sırasında yapılan yoganın faydalarını şöyle sıralıyor: “Yoga; duygusal, bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlıyor. Hamilelik sırasında yaşanacak hormonal ve fiziksel değişimlerin sebebiyet verdiği depresyon ile zorlukların üstesinden gelmeye yardımcı oluyor. Düzenli yapılan yoga sayesinde bebeğinizin rahatça gelişmesi ve doğması için değişim geçiren vücudunuzun ağrıları azalarak rahat bir hamilelik dönemi ve rahat doğum süreci yaşanıyor.

Yoga, bebeğinizin fiziksel ve beyinsel gelişimine en iyi şekilde yardımcı oluyor, içinizdeki huzuru ve sevgiyi bebeğinizle paylaşarak kendinizi daha mutlu hissetmenizi sağlıyor.”

Categories